| ||||||||||||
| ||||||||||||
| ||||||||||||
MENÜKUMRUAKTİF HABERHABER ARAFOTO GALERİSON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLARSİTEMİZİ BEĞENİN |
Devleti Temsil Problemi
21 Mayıs 2009, 10:36 Tarih içinde kazandığı anlam itibariyle devlet, toplumdaki kavgaları ve haksızlıkları önlemek, yani adâleti gerçekleştirmek için oluşturulmuş bir üst kurum ve otoritedir.[1] İnsanca yaşamak için bu zaruri bir ihtiyaçtır. Yoksa ne kinler biter, ne de kan davaları! Bu, düpedüz “vahşi bir hayat” demektir… Hatta daha da kötüsüdür… Buna rağmen toplumun bazı kesimlerinde, zaman zaman devlet eleştirisi yapılmaktadır. İddia şu: Devlet adâletsizmiş, bazı kişi ve çevreleri fazla kayırıyormuş, görevini tam olarak yapmıyormuş! Gerek tarihte ve gerekse günümüzde, sırf bu iddia ile devlete karşı baş kaldıranlar olmuştur. Halbuki kültürümüzde devlet, koruyucu vasfından dolayı “devlet baba” olarak bilinmektedir. Gerçek anlamda bu işin inceliklerini bilip yerine getirenlere de “devlet adamı” denilmektedir. Şimdi soralım… Nasıl oluyor da adâleti temsil eden bu kurum, adâletsizlik ile özdeşleştirilebiliyor? Psikolojik açıdan bakılınca bunun bir izahı olsa gerek. Nitekim bunu anlamamıza yardımcı olacak şöyle bir deyim var… Şerefu’l-mekan, bi’l-mekîn!.. Bu sözün anlamı şu… Bir makamın şerefi, o makamda görev yapan kişilerin şerefine bağlıdır. Yani herhangi bir makamda görevli olan kişiler ne kadar işin ehli, ahlâklı ve dürüst ise, o makam da o derece itibarlı ve güvenilir olur. Ne var ki insanlar bazen, makamlarla şahısları birbirine karıştırmaktadır. Bazen devlet hizmetinde çalışan bir kişi, kendisini devlet gibi görüp makamın gücünü şahsi menfaatleri için kullanabilme cüretini gösterebilmektedir.[2] Ne oluyor, böyle olunca? Kendi hatalarına yöneltilen bir eleştiriyi devlete yapılan bir eleştiri gibi görüp babalanmaya başlıyor. Maalesef, devlet ve devlet kurumları ile ilgili bazı kanuni düzenlemelerde de bu tip hatalar söz konusu. Kanun böyle olunca, onu yorumlayanlar, bilerek ya da bilmeyerek daha büyük yanlışlıklara sebep olabiliyor. İşte o zaman işler, içinden çıkılmaz hale geliyor. Bunun sonucunda da, hem “devlet” denilen o yüce kurum yara alıyor, hem de vatandaş mağdur ediliyor. Öyle sanıyoruz ki, anarşi ve terörün bir kaynağını da bu düşünce oluşturmaktadır. Diğer taraftan bu anlayış, toplumun büyük çapta susturulmasına ve geri bırakılmasına sebep olmaktadır. İyi bilinmelidir ki, bu yanlış düşünce ve tutuma toplum daha fazla dayanamaz. Bir yerinden mutlaka çatlar. Nitekim bunun işaretleri şu ya da bu şekilde görülmektedir. Buna mutlaka bir çıkış yolu bulmak gerekir… Onun için de derhal, özbeöz kendi insanımızı yetiştirecek bir eğitim sistemi değişikliği şarttır. Çünkü kafalar değişmeden bu iş olmaz. Gerisi, şöyle ya da böyle gelir.
[1] Devlet: Kelime anlamı itibariyle istilâ, galibiyet, üstünlük, zenginlik, servet, mutluluk, saadet, ululuk, büyüklük gibi anlamlara gelir. Siyaset biliminde ise, milletin şahsiyet kazanmış hukuki şekli, belli bir toprakta hükümet idaresi altında teşkilatlanmış bulunan siyasi topluluk demektir. Ayrıca, idare şekli ve anlayışına göre çeşitli devlet şekilleri vardır. [2] Günümüzde “derin devlet” ve “devlet içinde yuvalanmış çete” kavramları, devlet gücünü kişisel menfaat için kullanan kişilere yönelik olarak yapılan bir isimlendirmedir. Tabiî ki bu durum, devlet gibi yüce bir kurumu yaralamaktadır. Bu makale 1052 defa okunmuştur.
|
YAZARLAR
TERÖRÜ LANETLİYOURUZGOOGLE TRANSLATETÜM GAZETE MANŞETLERİORDU'DA HAVA DURUMUİSTATİSTİKSitemizde 13 kategori, 1345 haber bulunmaktadır. Bu haberler toplam 2314246 defa okunmuş ve 1969 yorum yazılmıştır.
|
||||||||||
|
Kumruluyuz.biz© 2005 Tüm Hakları Saklıdır
Altyapı: MyDesign |
||||||||||||